Kamulaştırma Hukuku

İmar planında kısıtlılık ve hukuki el atma davasının şartları

Av. Aykan Eser 2 dakika okuma

İmar planında bir taşınmazın yol, park, okul ya da benzeri bir kamu hizmetine ayrılması tek başına el koyma sayılmaz. Ancak plan uzun süre uygulanmaz ve malik taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunamaz hâle gelirse, ortada fiziksel bir müdahale olmasa da mülkiyet hakkının özüne yönelen bir kısıtlılık doğar.

Uygulamada bu durum hukuki el atma olarak adlandırılır ve kendine özgü şartlara tabidir.

Kısıtlılık ne zaman el atmaya dönüşür

Bir imar planının taşınmazı kamu hizmetine ayırması, idarenin o taşınmazı ileride kamulaştırma iradesini gösterir. Plan yapıldığı anda malikin mülkiyet hakkı kâğıt üzerinde devam eder; fakat taşınmaz artık kendi imar durumuna göre kullanılamaz, yapılaşmaya açılamaz ve üçüncü kişilere devredilmesi fiilen güçleşir.

Kısıtlılığın el atma sayılabilmesi için belirleyici olan, planın uygulanmaksızın makul olmayan bir süre boyunca yürürlükte kalmasıdır. Kısa süreli bir plan kısıtı, idarenin kamulaştırma programını yürütmesi için tanınan olağan süre kapsamında değerlendirilir.

Davanın şartları

Hukuki el atmaya dayalı bedel talebinde bulunabilmek için üç hususun birlikte bulunması aranır:

  • Taşınmazın yürürlükteki imar planında kamu hizmetine ayrılmış olması,
  • Planın uygulanmamış, yani kamulaştırma işleminin tesis edilmemiş olması,
  • Bu durumun malikin tasarruf yetkisini fiilen ortadan kaldırmış olması.

Bu üç unsurun ispatı için imar durumu belgesi, plan paftaları, tapu kaydı ve taşınmazın güncel fiziki durumunu gösteren tespitler birlikte sunulur.

Fiili el atmadan ayrılan yönleri

Fiili el atmada idare taşınmaza maddi olarak müdahale eder; üzerinden yol geçirilmesi ya da bir tesise dahil edilmesi gibi. Hukuki el atmada ise böyle bir müdahale bulunmaz, kısıtlılık planın kendisinden doğar.

Bu ayrım yalnızca kavramsal değildir. Görevli yargı yolu, davanın hangi tarihte açılabileceği ve bedelin hangi değerleme ölçütlerine göre hesaplanacağı bu ayrıma göre değişir.

Dosya hazırlanırken bakılanlar

  • Plan kısıtının başlangıç tarihi, hangi plan değişikliğiyle hangi fonksiyonun verildiği incelenerek belirlenir; sonradan yapılan revizyonlar bu tarihi değiştirebilir.
  • Taşınmazın bir kısmının kamu hizmetine ayrılmış olması hâlinde talep, yalnızca kısıtlılığın bulunduğu bölüm bakımından değerlendirilir.
  • Dava açılmadan önce idareye başvuru yapılması gereken hâller bulunduğundan, bu aşamanın atlanması davanın esasına girilmeden reddine yol açabilir.
  • Bedel, dava tarihindeki değere göre hesaplandığından sürecin zamanlaması sonucu doğrudan etkiler.

İmar planından doğan kısıtlılık, belirli şartlar altında bedel talep edilebilen bir el atma hâline dönüşür. Kısıtlılığın ne zaman başladığı ve hangi belgelerle ispat edileceği baştan belirlenirse süreç hem kısalır hem de hak kaybı riski azalır.

Av. Aykan Eser
Yazar Av. Aykan Eser ANKARA ÜNIVERSITESI HUKUK FAKÜLTESI, 2009

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2009 yılında mezun oldu. 2012–2014 yılları arasında Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde kurum avukatı olarak görev yaptı, 2014'ten bu yana serbest avukatlık yapıyor.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlığınız için bir avukata başvurunuz.

Aynı konudaki diğer yazılar

Kamulaştırma Hukuku →